Wednesday, September 21, 2011

Biancoazzurri


Bulunduğumuz hafta içinde ‘’bir Trabzon yapıp’’ Inter’i yenen Novara’dan bahsedeceğim bu sefer. Birkaç haftadır üzerine yazacak konu bulmaya çalışırken listeme koymuştum aslında Michel Platini’nin atalarının diyarının takımını ancak Inter galibiyeti sonrası biraz öne almak farz oldu.

1956’dan beri Serie A’dan uzak kalmış bir kulüp Novara. Son iki sezonda iki defa bir üst lige terfi hakkı kazandılar (İtalya tarihinde bunu beceren 17. kulüp oldular) ve bu sene şanslarını 50 küsür yıl sonra bir kez daha en üst seviyede deneyecekler. Inter’e de iki gol atan Juventus çıkışlı Marco Rigoni en öne çıkan oyuncuları.Zamanında Zidane ve Del Piero ile antrenmana çıkma şansı yakalamış 80 doğumlu bir oyuncu.

‘’Sağlıklı Büyüme’’

Novara için değişim 2006 yılında başladı. Toplamda yıllık 225 milyon Euro cirolu bir kaç özel kliniğin sahibi olan Massimo De Salvo artık endüstriyel futbolun sonucu olan alıştığımız ‘’Sugar Daddy’’ kulüp sahiplerinden değil. Kulübe yaptığı ilk yatırımın 7 milyon Euro bedel karşılığında kurulmuş 4 doğal ve 2 suni çim saha, yüzme havuzu, restoran, konferans salonu ve ofisler barındıran bir tesis olduğunu söylemem sanırım yeterince açıklayıcı olacaktır.

Novara’nın bölgenin en çok yağış alan yerlerinden biri olması sebebiyle stadyumlarındaki çimi ‘’ güçlendirilmiş’’ suni çimle değiştirmeleri de radikal olarak tanımlanabilecek atılımlardan birisi. Geçen yıl Bologna ve Genoa gibi ekiplerin sahalarında oynadıkları maçların hava muhalefeti sebebiyle iptal veya berbat olduğunu ancak Novara’nın bu durumdan hiç etkilenmediğini de ekleyeyim. Ayrıca suni çim tercihi sayesinde son 2 sezonda evlerinde yaptıkları 40 maçın yalnızca 2'sini kaybetmişler.

‘’İş bilenin, kılıç kuşananın’’

Başarının filizleneceği ortamı hazırlayıp kalan herşeyi teknik ekibe bırakan bir başkan profili çiziyor De Salvo. Takımı kurma görevini eski Juventus scout’u Pasquale Sensibile’ye bırakmış (Sensibile 2011 yazında Sampdoria’daki kurtarma çalışmalarına katılmak üzere gemiyi terketti). O da alt liglerden veya Güney Amerika’dan makul fiyatlı oyuncuları bir araya getirmiş. Alt liglerden keşfedilip alınan Cristian Bertani şu an takımın en golcü ismi. Geçen sezonki Play-off faslında attığı frikik golü ile Serie A kapısını aralayan Pablo Andres Gonzalez ise Arjantin 2. Liginden bulunup getirilmiş. Zaten geçtiğimiz yaz döneminde de Palermo tarafından kapılmış bir oyuncu.

Takımın başına 2009 yılında, daha evvel çalıştırdığı 4 kulüpten de kovulan Attilio Tesser’i getiren de yine Sensibile. Bu sezon kulübün başındaki 3. yılına gireceğini düşünürsek Serie A’nın en uzun ömürlü TD’ü olacak kendisi. Kendi kariyerini de son 2 yıldır üstüste gelen terfilerle kurtardığını söyleyebiliriz.

Birbirlerini iyi tanıyan ve başardıkları herşeyi birliktelik duygusuyla yapan bir takım görüntüsündeler ve bu yılda ‘’Cesena’’ örneğini iyi incelemiş olacaklar ki onları Serie A’ya taşıyan ekiple yola devam kararı aldılar. Yeni transfer olarak CM oyunlarının birinde çok iyi oynayan ama bunu dışında hakkında pek fikir sahibi olmadığım Catania’lı Takayuki Morimoto’yu gösterebiliriz.

Başkanın Takımı

Platininin de bu sezon bir maçlarına konuk olmak istediğini belirtmesinin ardından hemen davetiye yollamışlar ve şu anda beklemedeler.

Doğru harcama ve planlamanın getireceği başarıyı bize göstermesi açısından Novara örneğinin önem arz ettiğini ve dikkatle takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

(Yazıyı yazarken Novara mağlubiyeti sonrası Inter’in Gasperiniyi kovduğunu da belirtelim)


No comments:

Post a Comment